Taşkent’te Tercümanlar: “Yeni Özbekistan” Dalgasında Kültürler Arası Köprü Kuranlar

Taşkent'te Tercümanlar
Taşkent’te Tercümanlar

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te tercümanlar, eşi görülmemiş bir hareketlilik döneminden geçiyor. Ülkenin dışa açılma adımları hız kazandıkça, uluslararası ticaret, inşaat projeleri ve kültürel alışveriş yoğunlaşıyor; tercümanlar müzakere masalarında, şantiyelerde ve çevrimiçi toplantı odalarında boy göstererek Özbekçe, Rusça, İngilizce ve Çince gibi çok dilli bir dünyayı birbirine bağlayan kilit aktörler haline geliyor.

Tarihsel Gelenekten Modern Talebe

Taşkent’in tercüme sektörü derin bir geçmişe sahip. 20. yüzyılın ikinci yarısında Gaybulla Salomov gibi akademisyenler, Özbek tercüme ekolünün teorik temellerini attı; “Tercüme Teorisinin Temelleri” gibi eserleri hâlâ üniversitelerin temel ders kitapları arasında yer alıyor. Ancak o dönemde tercüme pratiği büyük ölçüde Rusça üzerinden yürütülüyordu; doğrudan tercüme sistemi henüz olgunlaşmamıştı.

Bugün tablo tamamen farklı. Özbekistan’ın tercüme hizmetleri pazarı yapısal bir genişleme yaşıyor. Pazar araştırma kuruluşlarının analizlerine göre, ülkenin tercüme hizmetleri pazarı 2025-2031 yılları arasında büyümesini sürdürecek; sözlü tercüme hizmetlerine talep özellikle hukuk, sağlık, finans ve mühendislik gibi uzmanlık alanlarında öne çıkıyor. Siyasi ve ekonomik merkez olan Taşkent, doğal olarak bu talebin en yoğunlaştığı şehir konumunda.

Çince Tercümanlar: Yeni Pazarın Kıt Kaynağı

Taşkent’teki tercüman topluluğu içinde Çince tercümanlar, son yıllarda en hızlı büyüyen ve en çok aranan kesim.

Çin, Özbekistan’ın en büyük ticaret ortaklarından ve başlıca yatırım kaynaklarından biri haline geldi; çok sayıda Çinli şirket enerji, altyapı, madencilik ve imalat projeleri yürütmek üzere ülkeye girdi. Bu durum doğrudan işe alım piyasasına yansıyor: Taşkent ve çevresinde sık sık “acil Çince tercüman” ilanları görülüyor; işverenler arasında hukuk büroları, tıbbi cihaz firmaları, madencilik şirketleri ve yapı malzemesi üreticileri bulunuyor. Bir madencilik şirketinin Çince tercüman için teklif ettiği maaş ayda 10 ila 20 milyon som’a (yaklaşık 6.000-12.000 yuan) kadar çıkabiliyor ki bu, yerel ölçekte orta-üst düzey bir gelire işaret ediyor.

Öte yandan serbest tercümanlar da pazarın ihtiyaçlarına aktif biçimde yanıt veriyor. Taşkent’te çalışan bir serbest tercüman, mesleki bir platformda işini şöyle tanımlıyor: “Sadece dili değil, iş dünyasının mantığını ve kültürel farklılıkları da anlıyorum; bu, tarafların yanlış anlamaları önlemesine ve zaman kazanmasına yardımcı oluyor.” Hizmetleri Çince ile Özbekçe, Rusça ve İngilizce arasında karşılıklı tercümeyi kapsıyor; sözleşmeler, faturalar, ürün spesifikasyonları ve WeChat ile WhatsApp üzerinden yürütülen uzaktan ticari yazışmalar da bu kapsama giriyor.

Uzmanlaşmanın Zorlukları

Güçlü talep, yeterli yetenek anlamına gelmiyor. Çok sayıda akademik araştırma, Özbekistan’ın tercüman yetiştirme sisteminin hâlâ yapısal eksikliklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

2025’te yayımlanan bir eğitim araştırması, ülkedeki tercüman eğitiminde “uygulamaya yönelik yaklaşımın yetersizliği, modern teknolojilerin sınırlı entegrasyonu ve uluslararası standartlarla uyumlu bir yeterlilik belgelendirme sisteminin eksikliği” gibi sorunlara işaret ediyor. 2024 tarihli bir başka araştırma da benzer şekilde tercüme müfredatının standartlaşmadığını, değerlendirme ölçütlerinin birörnek olmadığını tespit ederek Avrupa Birliği’nin Avrupa Tercümanlık Yüksek Lisansı (EMT) çerçevesinin referans alınmasını öneriyor.

Bu sorunlar pratikte somut biçimde görünüyor. Söz konusu araştırma, uluslararası bir mühendislik eğitimi konferansındaki simultane tercüme örneğini kayda geçiriyor: Deneyimli tercümanlar bile “ısı iletkenliği”, “polimerizasyon reaksiyonu”, “hassas geçme parçalarının tolerans aralığı” gibi terimlerle karşılaştıklarında sapmalar yaşadı ve bu durum uzmanlık terminolojisi birikiminin yetersizliğini gözler önüne serdi. Bu da şu tespiti doğruluyor: Taşkent’te günlük ticari sözlü tercüme için insan bulmak zor değil, ancak belirli bir sektörün terminolojisine gerçekten hâkim tercümanlar hâlâ kıt bir kaynak.

Kurumsal Tercümanların Yaşam Tablosu

Taşkent’in tercüme hizmetleri ekosistemi iki aktörden oluşuyor: tercüme büroları ve serbest tercümanlar.

Kurumlar tarafında Global Translation Service, en uzun süredir faaliyet gösteren köklü şirketlerden biri; 2012’den bu yana uluslararası şirketlere, devlet kurumlarına ve mühendislik firmalarına hizmet veriyor; İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca gibi dilleri kapsayan tam zamanlı tercüman kadrosuna sahip ve iki aşamalı bir redaksiyon süreci işletiyor. Golden Pages ticari rehberinde kayıtlı tercüme şirketlerinden en az yedisi Çince tercüme hizmeti sunduğunu açıkça belirtiyor; bu şirketler Şeyhantahur, Çilanzar ve Yunusabad gibi ilçelerde dağılmış durumda.

Ancak kurumsal tercümanların gelirleri belirgin biçimde farklılaşıyor. İşe alım ilanları, Taşkent’teki bir hukuk bürosunun Çince tercümanına ayda 1.000-1.500 dolar maaş teklif ettiğini gösterirken, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu veya Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların Taşkent’teki tercüme pozisyonları için yıllık 50.000 ila 90.000 dolar arasında bir gelir söz konusu olabiliyor. Bu uçurum, üst düzey müşteri pazarına girebilmenin çoğu zaman tercümanın mesleki geçmişine, belgelendirme yeterliliğine ve sektör deneyimine bağlı olduğunu gösteriyor.

Yol Nereye Çıkıyor

Taşkent’teki tercüman topluluğunun durumu, Özbekistan’ın daha derin bir dönüşüm meselesini yansıtıyor: Ülke küresel ekonomiye daha aktif biçimde entegre olmaya çalışırken dil yetkinliği bir altyapı, tercüme ise bu altyapı üzerinde işleyen kilit bir hizmet.

Halen Özbekistan üniversiteleri (Taşkent Devlet Şarkiyat Üniversitesi ve Özbekistan Dünya Dilleri Üniversitesi gibi) tercüman yetiştirmede başlıca sorumluluğu üstleniyor. Ancak akademik araştırmalar genel olarak uygulamalı eğitimin güçlendirilmesi, uluslararası akreditasyon standartlarının getirilmesi, uzmanlık terim bankalarının kurulması ve üniversite ile sektör arasında işbirliğinin teşvik edilmesi çağrısında bulunuyor. Taşkent’teki tercümanlar için bu reformlar daha net bir kariyer yolu anlamına geliyor; ülke için ise müzakere masasında daha az yanlış anlama, sözleşme metinlerinde daha az risk demek.

Taşkent’in eski şehrindeki bir tercüme bürosunun ofisinde tercümanlar, ekrandaki Çince-Rusça-Özbekçe üç dilli sözleşmeyi satır satır kontrol ediyor. Dışarıda, şehrin silueti yeni vinçler ve cam cephelerle durmadan yeniden çiziliyor. Dil işi, inşaat kadar göze çarpmıyor; ama o olmadan kültürler arasındaki her köprünün kurulması imkânsız.