
Rusya’nın kuzey başkenti St. Petersburg, görkemli sarayları, dünyaca ünlü müzeleri ve romantik kanallarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Şehir adeta bir açık hava müzesi; işte mutlaka görülmesi gereken yerler:
1. Hermitage Müzesi (Kışlık Saray)
St. Petersburg denince akla ilk gelen yapı şüphesiz Hermitage’dır. Eski çarların Kışlık Sarayı’nda hizmet veren bu dev müze, 3 milyondan fazla esere ev sahipliği yapar. Leonardo da Vinci, Rembrandt, Michelangelo ve Van Gogh gibi sanatçıların başyapıtlarını görmek için en az yarım gün ayırmanız gerekir. Mermer merdivenler ve altın varaklı salonlar sizi çarların ihtişamlı dünyasına ışınlar.
2. Peterhof Sarayı ve Bahçeleri
“Rus Versay’ı” olarak anılan Peterhof, Büyük Petro tarafından inşa ettirilmiştir. Asıl ününü, görkemli çeşme sistemine borçludur. Büyük Kademe’den denize doğru akan şelaleler, altın heykeller ve Samson Çeşmesi (bir aslanın ağzını yırtan kahraman) nefes kesicidir. Bahçelerinde yürürken Finlandiya Körfezi’nin serin rüzgarını hissedersiniz.
3. Kurtarıcı Kan Dökülen Kilise (Spas na Krovi)
Şehrin en renkli ve fotojenik yapılarından biri olan bu kilise, II. Aleksandr’ın suikaste uğradığı noktaya inşa edilmiştir. Dış cephesi rengarenk soğan kubbeler ve karmaşık mozaiklerle kaplıdır. İç mekân ise tamamen mozaiklerle süslüdür – yaklaşık 7.000 metrekarelik mozaik, dünyanın en büyük koleksiyonlarından biridir. Kilise, geleneksel Rus tarzının en saf örneğidir.
4. St. Isaac Katedrali
Altın kubbesiyle şehrin silüetine damga vuran St. Isaac Katedrali, dünyanın en büyük dördüncü kubbeli kilisesidir. İçerideki malakit sütunlar ve renkli ikonalar göz kamaştırır. Ancak asıl heyecan, 262 basamak çıkarak ulaşılan kolonad katında yaşanır: Buradan St. Petersburg’un panoramik manzarası muhteşemdir. Özellikle Beyaz Geceler’de gün batımını izlemek unutulmazdır.
5. Nevsky Bulvarı
Şehrin ana arteri olan bu görkemli cadde, St. Petersburg’un kalbidir. Bir uçta Admiralty, diğer uçta Alexander Nevsky Manastırı yer alır. Cadde boyunca Kazan Katedrali’nin dev sütunlarını, Stroganov Sarayı’nı, Yeliseyev Mağazası’nın lüks vitrinlerini ve yüzlerce kafe, mağaza ile kitabevini keşfedebilirsiniz. Bulvarda yürümek, şehrin enerjisini hissetmek için en iyi yoldur.
6. Yusupov Sarayı
Kışlık Saray’ın ihtişamından daha samimi ama bir o kadar gösterişli olan Yusupov Sarayı, Rasputin suikastına ev sahipliği yapmasıyla da ünlüdür. Özel tiyatrosu, yemek odaları ve bodrumdaki Rasputin’in öldürüldüğü oda, gizemli bir atmosfer sunar. Saray, St. Petersburg aristokrasisinin nasıl yaşadığını anlamak için biçilmiş kaftandır.
7. Peter ve Paul Kalesi
St. Petersburg’un temelinin atıldığı nokta olan bu kale, şehrin en eski yapısıdır. İçindeki Peter ve Paul Katedrali, çarların mezarlarının bulunduğu yerdir ve altın sivri kulesi şehrin simgesidir. Gündüzleri kale duvarlarında yürüyebilir, Neva’nın akışını izleyebilir; öğlen saatlerinde ise kale surlarından atılan top sesini duyabilirsiniz. Ayrıca burada Çarlık hapishanesini de ziyaret edebilirsiniz.
8. Fabergé Müzesi
St. Petersburg’un daha yeni ama son derece değerli bir müzesi olan Fabergé, ünlük mücevher ustasının yumurtalarını sergiler. Özellikle “Üçüncü İmparatorluk Yumurtası” ve “Çam Konseyi Yumurtası” büyüleyicidir. Müze, aynı zamanda zarif bir 19. yüzyıl konağında yer alır.
9. Yaz Bahçesi (Letniy Sad)
Şehrin en eski parkı olan Yaz Bahçesi, Büyük Petro’nun Avrupa tarzında yaptırdığı ilk düzenli bahçedir. Mermer heykeller, fıskiyeler ve bakımlı çiçek tarhları arasında yürümek huzur verir. Bahçenin hemen yanındaki Yazlık Saray ise Petro’nun mütevazı yaşamını yansıtır.
10. Kanallar ve Tekne Turu
St. Petersburg’a “Kuzeyin Venedik’i” denmesinin nedeni 300’den fazla köprü ve 100 kadar kanalıdır. Mutlaka bir tekne turu yapın: Griboyedov Kanalı boyunca Kurtarıcı Kan Dökülen Kilise’nin yanından geçer, Moika ve Fontanka kanallarında tarihi sarayları su seviyesinden izlersiniz. Özellikle Beyaz Geceler’de düzenlenen gece turları unutulmazdır.
Bölgelere Göre İpuçları:
- Merkez (Admiralty bölgesi): Hermitage, St. Isaac, Nevsky Bulvarı yürüme mesafesinde.
- Petrograd Tarafı: Peter ve Paul Kalesi, kamusal plajlar.
- Vasilyevski Adası: Kunstkamera Müzesi, Eski St. Petersburg Üniversitesi.
- Uzak Saraylar: Peterhof, Puşkin (Catherine Sarayı) ve Pavlovsk için şehir dışı tren veya araçla 1 saat ayırın.
St. Petersburg’u Gezerken Notlar:
- Müzeler genellikle Pazartesi günü kapalıdır (Hermitage hariç).
- Hermitage’a sabah erken veya akşamüstü gidin; öğle saatlerinde çok kalabalık olur.
- St. Isaac Katedrali’nin kolonadına çıkmak için rahat ayakkabı giyin.
- Şehirde İngilizce tabelalar yaygın değildir; elinizde bir şehir haritası veya çeviri uygulaması bulundurun.
- En yoğun turist sezonu haziran-temmuzdur; konaklama ve biletleri önceden ayırtın.
St. Petersburg öyle bir şehirdir ki, ne kadar zaman ayırırsanız ayırın yetmeyecektir. Sarayların ihtişamı, müzelerin zenginliği, kanalların romantizmi ve o eşsiz Kuzey ışığı… Her köşede tarih fısıldayan bu kenti gezmek, Çarlık Rusyası’nın görkemli dünyasına kapı aralamak gibidir. Afiyet olsun değil, iyi gezmeler!
